İçeriğe geç

Yinede mi genede mi ?

“Yinede mi, Genede mi?” Güç, İnat ve Siyasetin Dilindeki İnce Çatlak

Bazen bir kelimeye takılıp kalıyorum. Günlük hayatta fark etmeden kullandığımız, ama bir kez durup düşününce arkasında koskoca bir dünya taşıyan kelimeler var. “Yinede mi?” diye sorarken çıkan tonla, “genede mi?” derken içimizden geçen duygu aynı mı gerçekten? Bu iki ifade kulağa benzer gelse de, siyaset biliminin merceğinden bakıldığında iktidar ilişkilerini, toplumsal düzeni ve hatta demokrasi anlayışımızı ele veren küçük ama anlamlı işaretler gibi duruyor.

Bu yazı dil bilgisi dersi değil. Daha çok, dilin siyasete nasıl sızdığını; yurttaşın, kurumların ve ideolojilerin bu iki küçük kelimede nasıl kristalleştiğini birlikte düşünme denemesi. Çünkü siyaset bazen en çok, fark etmeden söylediğimiz kelimelerde kendini ele veriyor.

Yinede mi, Genede mi? Kavramların Gölgesinde Anlam

Gündelik Türkçede “yinede” ve “genede” sıkça birbirinin yerine kullanılıyor. Oysa “yine de” doğru kullanımken, “gene de” daha çok konuşma diline yaslanan, yerel ve duygusal bir ton taşıyor. Ama siyaset bilimi açısından asıl mesele doğruluk değil; niyet, ısrar ve tavır.
– “Yine de” dediğimizde, sanki bir muhakeme süreci yaşanmış, itirazlar dinlenmiş ama sonuç değişmemiş gibi.
– “Gene de” dediğimizde ise, daha inatçı, daha meydan okuyan, hatta bazen umursamaz bir ton hissediliyor.

Bu ayrım, siyasal karar alma süreçlerine hiç de yabancı değil. Kurumlar konuşur, raporlar yazılır, itirazlar yükselir… ama karar açıklanırken hep aynı ifade sezilir: Yine de böyle oldu.

Burada durup sormak gerekiyor: Bu “yine de” kime rağmen?

İktidar ve Dil: Kararın Ardındaki Sessiz Mesaj

Siyaset bilimi bize iktidarın yalnızca zor kullanma kapasitesi olmadığını öğretir. İktidar aynı zamanda dili biçimlendirme gücüdür. Antonio Gramsci’nin hegemonya kavramını hatırlayalım: İnsanlar, kendilerine rağmen alınan kararları bile “normal” kabul etmeye başladığında, iktidar en güçlü haline ulaşır.

“Yinede mi?” sorusu tam da burada ortaya çıkar. Bu soru, yurttaşın içinden yükselen ama çoğu zaman cevapsız kalan bir sorgudur.
– Ekonomik göstergeler kötüleşmiştir.
– Kurumlara güven azalmıştır.
– Toplumsal gerilim artmıştır.

Ama karar değişmez. Yine de uygulanır.

Bu noktada meşruiyet kavramı sahneye çıkar. Bir karar yasal olabilir ama meşru olmayabilir. Meşruiyet, sadece sandıktan değil; rızadan, katılımdan ve ikna sürecinden beslenir. “Yine de” ifadesi, çoğu zaman bu ikna sürecinin eksikliğini örtmek için kullanılır.

Peki, sizce bir karar kaç kez “yine de” denilerek ayakta kalabilir?

Kurumlar, Direnç ve “Gene de” Tavrı

“Gene de” ifadesi ise bana daha çok kurumsal aşınmayı çağrıştırıyor. Çünkü “gene de”, çoğu zaman kurallara rağmen, teamüllere rağmen, uyarılara rağmen anlamı taşır.
Kurumsal siyaset açısından bakıldığında:
– Bağımsız olması gereken kurumlar baskı altına alınır.
– Denetim mekanizmaları işlevsizleşir.
– Uzmanlık geri plana itilir.

Ve sonuçta karar açıklanır: Gene de böyle yapılacak.

Bu dil, Max Weber’in rasyonel-legal otorite tanımından uzaklaşmanın işaretidir. Yerini, kişisel karizma ya da çıplak güç alır. Kurumlar konuşmaz; sadece uygular.

Burada önemli bir soru beliriyor: Kurumların sustuğu yerde yurttaş ne kadar konuşabilir?

İdeolojiler ve Israr: “Yine de”nin Dünya Görüşü

Her “yine de” tarafsız değildir. Arkasında mutlaka bir ideolojik çerçeve vardır. Liberalizm, muhafazakârlık, sosyal demokrasi ya da popülizm… Hepsi “yine de”yi farklı şekillerde üretir.
– Popülist siyaset, “yine de”yi halk adına konuştuğunu iddia ederek meşrulaştırır.
– Otoriter eğilimler, “gene de”yi bir güç gösterisi olarak sunar.
– Demokratik ideolojiler ise “yine de” demeden önce mümkün olduğunca az kişi dışarıda kalsın ister.

Bu noktada katılım kavramı belirleyici hale gelir. Katılım yalnızca oy vermek değildir. Katılım, karar alma süreçlerine dahil olma hissidir. İnsanlar sürecin parçası olduklarında, sonuç hoşlarına gitmese bile “yine de” demeye daha az ihtiyaç duyarlar.

Sizce bugün siyasette “yine de” mi daha baskın, yoksa “birlikte karar verdik” mi?

Yurttaşlık Deneyimi: İç Sesimizdeki Siyaset

Bir yurttaş olarak bazen kendi kendime mırıldandığımı fark ediyorum: “Yine de oldu.” Bu cümle, sadece bir tespit değil; hafif bir yorgunluk, biraz kabulleniş, biraz da umutsuzluk barındırıyor.

Yurttaşlık, yalnızca haklar toplamı değildir. Aynı zamanda duygusal bir bağdır. Devletle, kurumlarla, diğer yurttaşlarla kurulan görünmez bir ilişki ağıdır. Bu ağ zayıfladığında dil değişir.
– Umut azalırsa, “yine de” çoğalır.
– Güven kaybolursa, “gene de” sertleşir.
– Katılım artarsa, bu ifadeler yavaş yavaş anlamını yitirir.

Burada kendimize dürüst bir soru sormak gerekmez mi? En son ne zaman bir siyasal kararda gerçekten sözümüzün geçtiğini hissettik?

Demokrasi: “Yine de”nin Alternatifi Var mı?

Demokrasi, “yine de”nin en az kullanıldığı rejim olma iddiasını taşır. Mükemmel değildir, yavaştır, karmaşıktır. Ama temel vaadi şudur: Kimseye rağmen değil, herkesle birlikte.

Karşılaştırmalı siyaset çalışmalarında görüyoruz ki, güçlü demokrasilerde:
– Kararlar daha uzun sürede alınır.
– Uzlaşma kültürü gelişmiştir.
– “Yine de” yerine “ortaklaşa” dili öne çıkar.

Zayıf demokrasilerde ise hız kutsallaştırılır. Hız arttıkça dil sertleşir, “gene de” çoğalır. Oysa siyaset aceleye geldiğinde, bedelini genellikle toplum öder.

Bu noktada durup düşünmek gerekiyor: Hız mı istiyoruz, temsil mi?

Sonuç Yerine: Bir Kelimeden Fazlası

“Yinede mi, genede mi?” sorusu ilk bakışta basit görünebilir. Ama biraz durup düşündüğümüzde, bu iki ifade iktidarla yurttaş arasındaki mesafeyi ölçen küçük birer barometre gibi çalışıyor.

Her “yine de” bir hikâye anlatır:
– Dinlenip dinlenmediğimizi,
– İkna edilip edilmediğimizi,
– Sürecin parçası olup olmadığımızı.

Belki de asıl mesele şu: Bir gün bu kelimeleri daha az kullanacağımız bir siyasal düzen hayal edebiliyor muyuz? Kararların ardından içimizden “yine de” demek yerine, “evet, bu sürecin içindeydim” diyebileceğimiz bir düzen…

Bu sorunun cevabı, yalnızca siyasetçilere değil; dili kullanan, soran, itiraz eden herkese ait.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet sitesitulipbett.net