Daha Ehven Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme
Giriş: Daha Ehven Ne Demek?
“Daha ehven” deyimi, aslında iki şeyin kıyaslanması durumunda, daha az zararlı olan, daha az kötü olan şeyin tercih edilmesi anlamına gelir. Bu ifade, genellikle daha iyi bir alternatifin bulunamadığı durumlarda kullanılır. Peki, “daha ehven” demek, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla ilişkili olarak ne anlama gelir? Bu yazıda, toplumsal yapının farklı katmanlarını göz önünde bulundurarak, “daha ehven” deyiminin toplumsal etkilerini inceleyeceğiz.
Toplumsal Cinsiyet ve Daha Ehven
İstanbul’un sokaklarında, toplu taşımada, iş yerlerinde ve sosyal hayatın her alanında gözlemlediğimiz şey, toplumsal cinsiyetin nasıl sıkça daha ehven seçimlerine yol açtığıdır. Kadınlar için iş gücü piyasasında, özellikle kadınların yönetici pozisyonlarda yer bulması konusunda hala büyük bir engel var. Birçok iş yerinde, kadınlar ya erkek egemen bir kültüre adapte olmak zorunda kalıyor ya da daha düşük maaşlarla çalışıyor. Birçok kadının iş yerlerinde karşılaştığı bu “daha ehven” durumunun bir başka örneği de terfi veya yükselme konusundaki engellerdir. Kadınlar, çoğu zaman cinsiyetlerinden dolayı erkek meslektaşlarına kıyasla daha az fırsatla karşılaşıyorlar.
Daha ehven, aslında her zaman en iyi alternatifin var olmadığı ve “biraz daha az kötü” bir yolu seçmenin gerektiği durumları ifade eder. Kadınların daha ehven seçimler yaparak erkek egemen sektörlere girmesi, aslında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir göstergesidir. Bu durum, kadınların kendi potansiyellerini tam olarak gösteremediği bir ortam yaratır. Örneğin, kadınların çoğunlukla “duygusal” olarak tanımlanan işler yapmaları beklenir. Oysa kadınların yapabileceği çok daha geniş bir iş yelpazesi vardır. Ancak toplumsal normlar ve beklentiler, onları bu sınırlı alanda bırakır.
Çeşitlilik ve Daha Ehven Seçimler
Bir toplumda çeşitliliği kucaklamak, bireylerin ve grupların farklılıklarını kabul etmek, daha güçlü bir sosyal yapının temelini oluşturur. Ancak pratikte, toplumda çeşitliliği benimsemek genellikle zorlu bir süreçtir. Çeşitli etnik kökenlere, dini inançlara, cinsel yönelimlere sahip bireyler ve gruplar, çoğu zaman “daha ehven” durumlarına itilmişlerdir. Örneğin, LGBT+ bireylerin toplumda tam anlamıyla kabul edilmemesi, çoğu zaman onlara “daha ehven” seçenekler sunar.
Birçok LGBT+ bireyi, toplumda var olan normlardan dolayı, kimliklerini saklama ya da kendilerini daha az görünür hale getirme yolunu seçiyor. Bu, bir tür “daha ehven” durumudur. Bu kişilerin yaşamları, genellikle toplumsal baskılar nedeniyle öz benliklerinden taviz vererek şekillenir. Hangi sosyal çevrede, hangi iş yerinde, hatta hangi aile ortamında daha rahat edebileceklerini düşünerek, kendilerini daha az görünür kılmak ya da belirli davranışlardan kaçınmak zorunda kalıyorlar.
Sosyal Adalet ve Daha Ehven Seçimleri
Sosyal adaletin sağlanabilmesi için herkesin eşit fırsatlara sahip olması gerekir. Ancak pratikte bu eşitlik her zaman sağlanamıyor. Toplumda gelir eşitsizliği, eğitim fırsatları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarda birçok kişi, daha ehven tercihler yapmak zorunda kalıyor. Örneğin, düşük gelirli bir aileden gelen bir öğrenci, eğitim hayatında birçok zorlukla karşılaşıyor. Bu öğrenci, çoğu zaman “daha ehven” seçimler yapmak zorunda kalıyor: okuldan sonra ek işlerde çalışmak, düşük bütçeli okullarda eğitim almak, bazen de okuldan vazgeçmek.
Bir başka örnek ise, sosyal yardımlar ve devlet destekleri konusunda yaşanır. Çoğu zaman düşük gelirli kesimler, daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmek için “daha ehven” seçimler yaparlar. Devletin sunduğu destekler, bazen bu kişilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaz ve bu da toplumda adaletsizlik yaratır. Bir kişinin daha sağlıklı bir yaşam sürme şansı, toplumsal yapının sunduğu fırsatlar ile sınırlıdır. Eğer daha iyi eğitim ya da sağlık hizmetlerine erişim yoksa, o kişi her zaman “daha ehven” seçeneklere yönelmek zorunda kalır.
Daha Ehven Seçimlerinin Günlük Hayata Yansıması
Sokakta, iş yerinde ve sosyal çevremde gördüğüm pek çok örnek, bu “daha ehven” seçimlerin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Bir arkadaşım, yıllardır terfi etmeyi bekliyor ama her seferinde daha iyi fırsatlar erkeklere sunuluyor. Bir başka arkadaşım ise, cinsel kimliğini saklamak zorunda kalıyor çünkü çevresi, bu durumu kabul etmiyor. Kendisi, en iyi olduğu alanda çalışmak isterken, bulunduğu ortamda “daha ehven” olan, yani daha az zorlayıcı olan bir rolü üstlenmek zorunda kalıyor.
Çalıştığım sivil toplum kuruluşunda da sıkça karşılaştığım bir başka durum, dezavantajlı grupların hayatlarında “daha ehven” seçimlere zorlanmaları. Kadınların ve engelli bireylerin daha düşük maaşlarla çalışmaya mahkûm edilmesi, onların karşılaştığı eşitsizlikleri pekiştiriyor. Çeşitli etnik gruplara ait bireyler, genellikle belirli mahallelerde, daha kötü yaşam koşullarında yaşamak zorunda kalıyor. Bu durum, çoğu zaman daha az fırsatın olduğu ve daha çok mücadele gerektiren bir yaşam biçimini dayatıyor.
Sonuç: Daha Ehven Ne Demek?
“Daha ehven” demek, aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle ilgili pek çok farklı dinamiği açıklayabilir. Çoğu zaman, bireyler ve gruplar, daha iyi bir yaşam sürme şansını kaybetmiş ve mevcut durumlarıyla yetinmek zorunda kalmışlardır. Bu da toplumda büyük bir eşitsizlik ve adaletsizlik yaratır. “Daha ehven” seçimler, bazen sistemin zorunlu kıldığı bir durum olsa da, bu durumun değişmesi için toplumsal yapıyı daha adil ve eşitlikçi hale getirmek gerekiyor.