İçeriğe geç

Skolastik düşünce nedir ?

Skolastik Düşünce Nedir? İzmirli Bir Gençten Mizahi Bir Bakış

Hayat bazen tam olarak neyle karşılaştığınızı anlamadan akıp gider. Bir bakmışsınız, “skolastik düşünce” gibi bir terimi duyuyor, sonra da “bu ne ya, kim bu?” diye düşünüyorsunuz. Belki de İzmirli, 25 yaşında bir genç olarak gözlemlerimi anlatırken biraz komikleşmek, biraz da anlamadığımız bu derin terimi açmak gerek. Hadi gelin, Skolastik düşünce nedir, biraz da mizahi bir şekilde bakalım.

Skolastik Düşünce: Felsefe mi, Teori mi?

İzmir’in sıcak atmosferinde, bir kahve molasında arkadaşlarım arasında dönen konuşmalara kulak misafiri oluyorum. “Skolastik düşünce” diyor bir arkadaşım, ama ben hala ne dediğini anlamış değilim. Kafamda dönüp duran “skolastik düşünce nedir?” sorusuna bir cevap bulmaya çalışırken, iç sesim devreye giriyor:

> “Hadi canım, sen İzmirli’sin, kimse bu kelimeleri kullanmaz, sen hala İzmirceyi ezberlemeye çalışıyorsun!”

Tam o anda bir arkadaşım, “Ya, bence bu skolastik düşünce, o eski kafa felsefelerinin bir türü işte, mantıklı bir şeydir” diyerek topu bana atıyor. “Öyle mi?” dedim, “Bir dakika, ben bunun tarihini bulurum, hemen!”

Biraz derinlemesine bakınca, gerçekten de “skolastik düşünce” derken, Orta Çağ’daki bazı felsefi akımlar ve kilise doktrinleriyle ilgili bir şeyler buluyorum. Hani şöyle anlatayım: Skolastik düşünce, teoloji ile felsefeyi birleştiren ve akıl ile inancı bir arada tutmaya çalışan bir anlayış. Aslında bu, “bunu kabul et, sorgulama” mantığına yakın bir şeydi.

Ama ben tabii ki daha eğlenceli bir şeyler arıyorum, çünkü her şeyi ciddiye almak istemiyorum. Şimdi gel, biraz daha detaya girelim.

Skolastik Düşünce: “Sadece Kitaplardan Okumak” Akımı

Skolastik düşüncenin, temel olarak Orta Çağ’daki dini eğitimle ilişkili olduğu söylenebilir. Bütün o mantık, felsefe, bilim, hep kilisenin elinde şekillendiği için, skolastik düşünce de başta dini dogmalarla şekillendi. Ya da şöyle diyelim: Orta Çağ’da bilimle ilgilenen herkes, “eyvah, buralarda şüpheye yer yok, her şeyin cevabı kitaplarda var” diyerek olayları felsefi bir bakış açısıyla, kitapları ezberleyerek çözmeye çalışıyordu.

Bunu şöyle açıklayayım: Hani bir düşünün, İzmir’de bir kafeye gittiğinizde arkadaşınız size bir konu hakkında fikrinizi sormadan önce, bir de “ama bunu zaten defalarca okudum, bilmem lazım” der. Bir tür “kitap bilgisi” peşinde koşmak gibidir skolastik düşünce. Yani kitapları okur, öğrenir ama kendi fikirlerini şekillendirme konusunda derinlemesine sorgulama yapmazsınız.

Bu arada, bu “kitaplardan öğrenme” akımının biraz garip olduğunu fark ediyorum. İzmirli bir genç olarak, “Hadi ya, senin kitap okuma tarzın biraz felsefi olmuş” diyebilirim. Ama arkadaşlarım, her zaman bildikleri doğruyu savunmaya çalışan tipler. Hani, “Yani ben bu kitabı okudum, ne başka fikri var?” diyerek, hiç sorgulamadan inanırlar. Hah işte, biraz da skolastik düşünce tam olarak böyle bir şey!

İç Ses: Skolastik Düşünceyi Anlamak

Tabii ben, bu kadar ciddiyetle yaklaşamam. Biraz da mizahi bir bakış açısıyla yaklaşmam lazım. Arkadaşlarla bir akşam yemeğinde, skolastik düşünce konusuna girmeyi planlıyorum. Herkes konuşurken, iç sesim de devreye giriyor:

> “Bunu anlatmam lazım, ama kimse bu felsefi şeyi anlamayacak. Sonuçta herkes burada tatlı tatlı çay içiyor, kimse böyle ağır felsefi konuları dinlemek istemez ki!”

Neyse, konuyu açınca bir arkadaşım şöyle diyor:

“Ya, skolastik düşünce, aslında herkesin her şeye bildiği bir şeymiş gibi davranması ama bir yandan da insanları her zaman sorgulamadan inanması… Hani gibi, işte sen İzmirli’sin ya, ‘sorgulama’ demek için biraz ağır olabilir.”

İçimden şöyle diyorum: “Benim sorgulama seviyem zaten yüksek ama bir de bunu eğlenceli yapmam lazım.”

Evet, skolastik düşünce, çoğunlukla insanlara “bunu kabul et, sorgulama” şeklinde baskı yapan bir anlayıştır. Hani sanki bütün her şeyin cevabı eski kitaplarda yazılıdır ve başka bir şey öğrenmek imkansızdır. Ama gelin görün ki, bu düşünce tarzı sadece ağır bir akademik ortamda anlaşılabilecek bir şeydi.

Skolastik Düşünceyi Günümüze Uyarlamak

O zaman, bu skolastik düşünceyi günümüze uyarlarsak, yani gerçekten yaşamla ilişkilendirirsek, hemen kafamda şöyle bir senaryo oluşuyor:

Bir kafe ortamında sohbet ediyorsunuz, arkadaşlarınızla çay içiyorsunuz. Bir arkadaş, “Skolastik düşünce nedir?” diye soruyor. Ben de hemen devreye giriyorum:

“Bak, kardeşim, skolastik düşünce şu, bir yerde ‘bu doğru’ diyorlar. Sen de buna inanıyorsun. Ama kafanda hiçbir soru işareti olmuyor. Kitap ne diyorsa doğru, başka bir şey yok!”

Arkadaşım gözlüğünü düzelterek:

“Eee, yani bu biraz da mantıklı. Sonuçta kitapta yazıyorsa doğru olmalı değil mi?” diyor.

Benim iç sesim, yine hemen devreye giriyor:

> “Hah işte, bu kadar basit. Skolastik düşünce de tam olarak bu; sorgulamadan kabul etmek!”

Ben de gülerek:

“Evet, işte tam bu kadar. Sorgulamadan kabul etmek, her şeyin cevabını kitaplardan almak, başka bir şey yok!”

Skolastik düşünceyi bu kadar basit bir şekilde açıklamak belki de en doğrusudur. Çünkü aslında bu, yaşamın her alanında karşılaştığımız bir düşünce biçimidir. Birçok kişi, sorgulamadan kabul etmek, başkalarının görüşlerine körü körüne inanmak gibi davranışlar sergileyebilir.

Skolastik Düşünceyi Aşmak: Sorgulama

Tabii ki, skolastik düşünceyi aşmak gerekiyor. Şimdi, bir İzmirli genç olarak, bu kadar felsefi sohbeti bitirip, işin özüne geliyorum. Skolastik düşünceyi aşmak için, şüphecilik ve sorgulama önemli. Bazen her şeyin doğru olduğuna inandığımızda, aslında yanıldığımızı görebiliriz. Ya da şöyle diyeyim:

“Hayatın ne kadar kitaplardan öğrenilirse öğrenilsin, bir de onu deneyimlemek lazım. Çünkü bazen kitaplarda yazan, hayatın gerçeğiyle örtüşmeyebilir.”

Sonuç olarak, skolastik düşünce nedir sorusu çok derin bir konuyu açıyor, ama ben de bu yazıyı eğlenceli ve keyifli tutarak anlatmak istedim. Skolastik düşünce, sorgulamadan kabul etmek, her şeyi ezbere almak gibi bir şeyken, bu tarz düşünceleri aşmak için biraz da sorgulama, biraz da deneme yanılma yöntemlerine başvurmak gerektiğini unutmamalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet sitesitulipbett.net